Türkü topraktan gelir.
Yaşanılmış ne varsa onu anlatır. Saftır. Duyguların giderek köreldiği;
insanın kendi suyunu, havsını zehirlediği bu yaşlı dünyada sevgiye
hükmeder. Türkü topraktan gelir, insan toprağa gider. Elinizde ki bu
çalışma bir insanın toprağa borcu.
Annem, tandırın ateşi ile
kavrulmuş yağız yüzüne, yaşam haritasının en derin çizgileri. Pamuktan
nasır tutmuş elleriyle 9 insan üstünde kanatları. Duaları peşinde,
düşümde yoksulluğun kahramanı. Her anne gibi bir anne, Her soluğumda
kalbimde. Benden beri.
Bu zahmetli çalışmada her
zaman yanımda olan tüm arkadaşlarıma sonsuz teşekkürler
2005
İnsan...
Nedenli kırılgan ufacık kıvılcımlardan aymaz yangınlara yol alan, bir o
kadar güçlü; her yenilgiyi umuduna mayalayan insan; nedenli ürkek,
imzasız sevgi sözcüklerinden bitap, bir o kadar saldırgan, medeniyetinin
altı yalan dolan...
Bir yalnız kadının çığlığından koptu şarkılarım, hepsi
bana bakar bana güler. Gittikçe yaşlanan bedenimle dalga geçer. İnsana
ait olan hiç bir şey bana yabancı değil. Güzelde benim çirkinde. Bütün
ömrümüzü tepemizden bir oltayla sarkıtılmış gibi duran hırslarımızın
peşinden koşarak geçiriyoruz. Oysa dünya hiç bir hırsı haklı
çıkarmayacak kadar hızla dönüyor. Albümde emeği geçen ve isimleri buraya
sığmayacak denli çok olan dostlarıma sonsuz teşekkürler...
2004
Bu
albüm 2003 yılında verdiğimiz konserlerden alıntılar
yapılarak sizlere sunulmuştur. Konserler esnasında
söylediğim şarkılardan birçoğu daha önceki albümlerinde
bulunmamaktadır. Bu konser albümü tamamıyla canlı
kayıtlardan oluşmaktadır. ("İçimde ölen biri var" adlı
şarkı konser kayıtları esnasındaki teknik aksaklıktan
dolayı stüdyo kaydı ile bu albümde yer almıştır)
2003
Okul
yıllarında günlük tutan arkadaşlarımı
kıskanırdım.Benimde günlüğüm var artık,sizlerle
paylaştığım.Hatta bazı şarkıları birebir yaşadığım.Bu
albümle birlikte yayın hayatına girecek olan
"günlüğümüz" daha var adı "YABANCI" Üyeliklerinizi
bekliyor,daha güzel yarınlara diyerek aşağıdaki emeği
geçen isimlere teşekkürlerimi sunuyorum.
2002
Sizler
bu şarkıları dinleyip, bu yazdıklarımı okurken ben yaşantımın belki de
en sıkıntılı günlerini geçiriyor olacağım. 13-14 ay sonra yapmayı
planladığım yeni albüme kadar, tüm sıkıntılardan kurtulmayı
hedefliyorum. İçimdeki dirençle yoğun bir çalışma temposu içindeyim. Bu
sıkıntılı dönemime rağmen bu albümü bitirmemin ve sizlere sunmanın
heyecanı hiç bir şeyle ölçülmüyor...
2001
Her
yılın sonunda albüm yapmak alışkanlık mı oldu dersiniz. Askerlik
görevimi yaptığım birliğimden aldığım yasal izinlerin neredeyse tamamına
yakınını sizler için stüdyoda geçirdim. Bu albümde cover parça yok. Bu
albümde şiir yok ve bu albümde daha önce söylenmiş bir türkü yok. Son
yıllarda cover grupların artması, her gün türkü söyleyenlerin çoğalması
ve her gün şiir kasetlerinin piyasaya çıkmasından sonra bu kararı almak
zorunda kaldım. Umarım bu şekilde de beğenirsiniz.
2000
Uzun
bir ayrılık yaşayacağımız günlerin arifesinde ben uzaklarda iken, sizler
bu şarkıları dinliyor olacaksınız. Sevginiz ve desteğiniz sürdükçe
uzakların fayda etmeyeceğinin tecrübesi beni umutlandırıyor. Bu albümü
haksız yere yattığına inandığım tüm düşünce suçlularına adıyorum.
Düşünceye özgürlük. Evet, şimdi, hemen...
1998
Nihayet
sizlere bir şeyler yazma imkanı buldum. Siz dinleyicilerime ulaşmanın en
güzel yanı bu olsa gerek. Dokuz yıl önceki bir şirket davasından hukuki
olarak suçlu bulundum ve aylardır sizden uzak bırakıldım. Bana bu cezayı
veren hakimleri suçlu bulmuyorum. Tek üzüntüm konserlerimden ayrı
olmaktı. Binlerce mektup, telgraf ve mesajın yanı sıra herkesin sorduğu
şu soru: "Bir şeye ihtiyacın var mı?" Evet, evet, evet. Çok şeye
ihtiyacım var. Bergamaya, Akkuyuya, Gökovaya, demokratik bir ülkeye,
deliksiz ozon tabakasına, susurlukların yaşanmadığı bir ortama, yargısız
infazların olmadığı Dünya'ya, barışa ve kardeşliğe. İşte bazı
ihtiyaçlarım bunlar. Duyarlı olmanız ve öfkenizi dile getirmeniz
yardımcı olmanıza yetecektir. Sizleri çok seviyorum.
1997
Umudu
yel değirmenlerine bıraktım, toprağı suya karıştırdım, Anadolu'nun her
tarafında şarkılar söyledim, sizlerle coştum, sizlerle umutlandım.
Üçüncü albümüm "Arkadaş'ı" yaparken her insanın tarihe karşı toplumsal
sorumluluğu olması gerektiğini bir kez daha hissettim. Yaptığım çalışma
inandığım bir çalışma oldu. İnsan yaşamının her döneminde durağan
olmayan kavramların yanına kendi müziğimi de ekledim.
Devinimlere ihtiyacı olduğuna inandığım Türk rock müziğinin toplumsal
sorunları da konu alan muhalif bir müziğe yönelmesi gerekliliği için bu
albümü yaptım. Her albümde olduğu gibi bu albüme de bir kaç Anadolu
Türküsü koydum...
1996
Bir
gün Avrupa'nın yada Amerika'nın en büyük eğlence merkezlerinde Anadolu
türküleri çalınacak, insanlar horon tepecek, trakya oynayacak, halay
çekecek..." Kapımız her kimliğe, her renge, her düşünceye açık. Gelin bu
kapıdan girin, dünyamızı daha yaşanabilir bir hale getirelim.
1995
Bu
yapıt, günümüz Türkiye'sinde insana, doğaya, politikaya, Bosna'ya ve
aşk'a duyarlılığı anlatmak amacı ile oluştu. Bu yapıt, Rock'ın gece
gündüz hiçbir şey üretmeden onu bunu eleştiren yırtık kot ve bira
şişeleriyle yapılamayacağını Rock'ın bir yaşam tarzı olduğunu anlatmak
amacı ile oluştu. Bu yapıt, Türkçe konuşma dilini, türkülerimizi
aşağılayan kendi kültüründen utanan insanlar için değil ancak ve ancak
kendimiz olarak bir yerlere varabileceğimizi anlatmak için oluştu...